Ana içeriğe atla

Yayınlar

Az Sonra

Edebiyatla Sosyal ve Kültürel Mesafe SONA ERDİ

Müjde Edebiyatla Sosyal ve Kültürel Mesafe SONA ERDİ: Çünkü ANLATICI Yeni Sayı çıktı... 004
Bu sayıda yer alan "%100 Öyküler" şunlar:
Kaybolmayan İnsanlık REŞAT ENİS * Bırakılmış Bir Resim Gibi FERİDUN ANDAÇ * Fikrimin Kara Deliği SADIK YEMNİ * Engin VİLDAN CEYHAN * Hafıza Ormanı AYDAN SELMAN * Neçare HALİL GÖKHAN * Sarı Işık ŞİRİN PARKAN * Yol DİDEM ELİF * Mayısta En Güzel Renk ÖZLEM TÜM * Kırkikindi Yağmurları ÖZLEM GÜZELHARCAN * Şiir Kitabı EMİNE EBRU * Geçmişe Mektup MEHMET SIRRI AYGÜN * Keşiş Kral HALİL CİBRAN * Reform Girişimi AUGUST STRINDBERG * Sürpriz STIG DAGERMAN
Bilgi için: http://www.kafekultur.com/icerik/85/anlatici
Son yayınlar

Sevgili Genç Yazar

Sevgili Genç Yazar

Bir Kafekültür Yayıncılık ® yayını olan ANLATICI dergisinin yılda 3 kez vermeyi vaat ettiği Anlatıcı ÖZEL SAYI'nın 2020 ilk sayısının konusu GENÇ Edebiyatçılar ve onların yayınlanmamış öyküleri.

Bu "gönüllü ohal" günlerinde daha çok yazmaktan daha güzel onların yayımlandığı görmek olamaz mı? Yaş alt üst sınırı olarak "liseliler-üniversiteliler" ve tüm yaşıtları olarak belirlediğimiz bu özel sayının tabii ki en büyük hedefi ve ödevi edebiyatın geleceği.

Bu anlamda mesajımızı ilgili genç yazarlara iletmenizi veya bu sınıflamaya uygunsanız bu özel sayıya katılmanızı özenle rica ediyoruz.

iletisim@kafekultur.com e-posta adresine eserlerinizi iletebilirsiniz.

Son katılım tarihi 15 Haziran 2020'dir. Gönderilen öyküler dergimizin editörü tarafından incelenip seçilecek ve öyküsü yayımlanan genç yazarlarımıza ANLATICI Özel Sayı 01 e-kitap ve basılı versiyonuyla armağan edilecektir.
Geç kalmayın. İlgililere duyurulur.

Sevgilerimizle.

#evdekaloku

Halil Gökha…

Tek Derdi Para

TEK DERDİ PARA-Didem Elif



Bir yıl geçti, belki de biraz daha fazla. Tam olarak da bilmiyorum aslında çünkü ben öyle gün saymıyorum koğuştaki diğer arkadaşlar gibi. Zamanı geri ya da ileri alamadıktan sonra ne önemi var ki. Burdayım işte. Cezamın süresinin hesabını hiçbir zaman yapmadım bu yüzden de. İşledik bir suç, sonuna kadar çekeceğiz elbette. Birkaç gün geçsin koğuşa alış hele bir. Artık hangisinden olacağının kararını sen verirsin. Gün sayanlardan mı olacaksın yoksa benim gibi boşverip bırakanlardan mı?

Bir daha da bana, ne kadar daha buradasın abi, diye sorma yani? Ama öbür soruna cevap vereyim. Birini öldürdüm ben. O yüzden burdayım. Benim sayemde karım artık yaşamıyor. Aşk cinayeti yani. Ne yalan söyleyeyim gerçekten çok sevmiştim zilliyi. Tam bir kafa ütüleyiciydi, insanı yıldırırdı, hatta bunaltırdı, huysuzlukları inan ki bıktırırdı. Yine de ondan vazgeçemezdim. İki yaşında bir çocuk olduğunu düşünüp; her yaptığına katlanır, usul usul sevmeye devam ederdim. O yüzden onu bir…

Neden Anlatıcı?

Öykü, ilk ve eski adıyla hikâye Türk edebiyatında, evrensel örneklerine nazaran öncü bir tür oldu. Nedeni çok açık bu özel coşkunun: Sözlü geleneklerine hala bağlı olan Türkçe kültür, yazılı kültürde sosyo-kültürel dinamiklerle yeterince temas kuramadığından, öykü edebiyatımız hem gelenekçi hem de modern örnekleri içinde barındırıyor.

Öykü, aslen, geleneksel olan ve adına hikâye denen biçimle modern olan ve adına öykü denen türlerin üst adı. Roman ve şiir gibi diğer modern evrensel edebiyat türlerine oranla Öykü, genellikle dillere, geleneklere ve kültürlere göre daha çok farklılık gözeten bir anlatı türü. Bu yüzden Türkçe topraklarında kendine özgü heterojen üretim ve yaratım imkanlarını kullandı bu tür.

Dünya edebiyatı insanı; bilimden ve siyasetten çok önce keşfetti. Romanın kentsoylu kurumuna karşı öykü daha ayrıntıya, haneye, kişiye, ruha odakladı kalemini dünya edebiyatında. Tek başına öyküde yapıt yaşamını kuran yazarlar olabildiği gibi romancılığıyla yarışan öykücülükleri de …

002-003 Dergi Birden

ANLATICI "sadece öykü" dergisinde anlatma tutkusu zirvede: 002 ve 003 sayıları aynı anda çıktı.

Evet çok istedik ve çalıştık. İki sayı birden çıkardık. Biraz ikinci sayımızın gecikmesinin nedeni de diyelim buna. Ama artık eşitiz, verdiğimiz sözlerle.

Okurlar kendi tabletlerinde e-okuyucularında ve bilgisayarlarında, satın alarak okuyabilecekler ANLATICI'yı düzenli ve sürekli olarak. Artık 3 sayımız birden var dijital ortamda.

ANLATICI 002 ve 003'te neler var kimler yazdı?

İşte 002:

    İkinci sayıda yine Türk ve Dünya öykücüler ve yazarlar var.

     § Apartman SABAHATTİN ALİ 4   § Bir Cinayetin Sebebi SABAHATTİN ALİ 7   § Koridor SEMRA TOPAL  10   § 17 Numaralı Koltuk CANDAN SELMAN 17   § Gök Su  ŞİRİN PARKAN 19   § Sessizliğe ÖZLEM TÜM 32   § Hüzünlü Rock Şarkıları Çalan Bar ÖZLEM GÜZELHARCAN 33   § Kavuk  BERİL EREM 37   § Tek Derdi Para  DİDEM ELİF 46   § Bütün Taşra Halkının Gerçek Olduğunu Kabul Ettiği Tuhaf Bir Hikâye  MARQUIS DE SADE 49   § Paris Sıkıntısı CH…

Öykülerimden Birisi Bir Gün Mutlaka Hollywood'da...

Ben, ilk öyküsü Varlık dergisinde yayımlanan (1989) ve şanslı dergi kuşağında yetişen yazarlardanım. İlk yayım tarihi esas alındığında ise 31. yılı oluyor yazarlığımın, ki bu sayma işi artık daha eski kuşaklara özgü. Günümüzde yeni nesil kuşaklar artık okurlarına daha yakın olduklarından takipçileri, üyeleri ve yorumcularıyla "sayılıyorlar"...

Bu türdeki sayma işinin çöl olduğu zamanlarda 1997'de, günümüzün ruhuna yakın bir internet içerik ortamına girmiştim, çok iyi hatırlıyorum. İstanbul'daki ilk ikamet yılımdı ve o işi, çok sevdiğim bir yazar arkadaşım bana ayarlamıştı, sağolsun. Kadroya başvurudan itibaren iki sene sonra girdiğim Superonline şirketi, alan adından da anlaşılacağı gibi İngilizce olan adını dünyada önlerde yer alacak bir vizyonla, hem de Türkiye'den almıştı.

Şimdi, bir dakika, ben ne anlatıyordum, buraya nasıl geldik.

Bu hep başıma gelir. Çatallı bir anlatım tarzım vardır. Yazılı ya da sesli "konuşurken" çatalın ana dalından daha çok …

Anlatmak

Anlamak istemediğimizde hemen anlatmaya başlarız ve böylece anlamak istediğimiz şeyin değişmesini umarız. Ve zamanla anlatma bizi içine çeker, sakinleştirir, tüm meselenin anlamak olmadığını kabul etmemize yol açar ve çoğu zaman sadece anlatmanın ve dinlemenin de değişimlerimize kolaylıkla uyum sağlamamıza yol açtığına ikna oluruz.

Yukarıdaki işlem ve eylemlerin hangi kısmına ya da eşitliğin hangi tarafına edebiyat diyoruz, bu çok önemli mi? O da, mutluluklarımızın nedenini merak ettiğimizde gülümseyerek karşımızda beliren hayali bir sus işareti değil mi neticede?

Derken Anlatıcı'ya denk geldik, sözcüklerle çıktığımız bu yolda. Anlatmak ve yazmak yetmedi yazdıklarımızın üzerine gözler ilişsin istedik. En kolayını zaten önceden seçmiştik: Yazmak. Bizim için. Ve zor olana yöneldik: Yaymak.

Söz hepimizde. İyi okumalar.

Halil Gökhan
halilgokhan@kafekultur.com