Ana içeriğe atla

Ben Kitap. Ya Sen Kimsin?

 book ile ilgili görsel sonucu
Bir Kitabın Her Şeyle Boşuna Monologu


Acaba tanışıyor  muyuz gerçekten?

Birbirimizi anlamak bir yana -ki senin beni anlaman sözkonusu sadece- şu an dünyanın ve evrenin bütün dillerinde konuşuyor olabilirim ve sense kafayı kolayca ortak bir dil safsatasına takmış olabilirsin, dilin nihayetinde bir iletişim aracı olduğunu ve giderek her türlü zenginlikten, kapsamdan arındırılıp "herkesin anlaması ve anlatması" için genel bir sadeliğe oturtulması gerektiğini düşünerek.

Hiç de öyle değil. Ama konumuz gerçekten de bu değil. Konumuz ben.

Ben: Kitap.

Çok yanlış zamanlarda ve yanlış yollarda bir araya geldik. Bunu pek umursamadım. En azından sadece ben. Sense benden çok korktun ya da bana fazlasıyla güvendin, derin çıkar ve hesaplar içinde veya harikalar dünyaları yaratarak zihninde.

Benim hep sen olduğumu, olacağımı düşündüm, bu gerçek. Senden asla vazgeçmedim, sabrettim, yılmadım. Ve bu halim, formum benim tercihim değildi. Sen karar verdin, değiştirdin sürekli beni. İçimi dünyanın almayacağı şeylerle doldurdun; bir şifreyken parola, bir anahtarken kapı ve duvarken dağ yaptın beni. Derken sınırlar ve ülkelerle bu uzun hapis hayatına başladım.

Ben zamana ya da mekâna ait değildim. Verilmiş bir sözüm yoktu. Hiçbir şey anlatmayacak ve anlamayacaktım. Sadece bir adım. Ve sendeydi tüm harita.

Kendime değerler, payeler biçmedim; düş ya da sanrı olmadım.

Konulduğum yerde, hep yazıldığım ve basıldığım biçimde kum saatinden yayılan tozlar içinde senin zamanına katıldım.

Dediğim gibi daha başka, daha başka yerde ve sen de daha başka birisi olabilirdin benimle. Ne yazık ki zamandan daha zor bir kavram olan hatırlama eyleminde bile sana yeteri kadar yardımcı olamadım istemediğin sürece. Ben hep yaşadım ve sen hep kendi savaşlarında öldün. Oysa ölümsüz ve buradaydım.

Acaba tanışıyor  muyuz gerçekten?

Bundan hayli kuşkuluyum. Hani senin çok sıklıkla başvurduğun bir huyun vardır:  Her şey yolunda oyunu da diyebiliriz buna. Hafızanı hayatının temel ilkelerini bazen hemen unutmak için kullandığından bu oyuna zaman içinde çok yatkınlaştın. Çıkarlarını tehdit eden rakiplerini, sana göre yaşam haklarını sınırlayan düşmanlarını hep bu oyunla dize getirdin. Şimdi ve burada; benim bir Kitap öznesi olarak neden kültürden, tarihten ve o bitmeyen okuma güzellemelerinden sana bahsetmediğimi ve hiç bahsetmeyeceğimi anlıyor musun?

Zamanla eğlence kategorisine kadar gerilettin beni. Biçime ve tasarıma indirgedin. Neden düşmanca bana baktığını hala anlayabilmiş değilim. Kil tabletten parşömene, rulolardan kodekse geçmenin kronolojik ve kültürler önemleri varmış, kimin umurunda? Asıl bana yazmayı ve benden okumayı unuttuklarını hatırlamaya çalışmak yerine beni de paranın, eşyanın yerine yanına koydun; ruh iken madde, mal yaptın beni neden? Bunun hesabını ver bana. Bana kutsallık atfettikçe sen, üstümden beklenen ganimetler ve fırsatlar daha da alevlendi Herkesin gözleri kör oldu adeta kutsallığı, beni kullanarak yaymaya ve dayatmaya çalışmaya devam ettiğin zaman boyunca.

Ve zamanla biçimin en az söz kadar etkili olabileceği, değer taşıdığına dair tartışmaların da ortasına yalnız bıraktın beni. Ben modernliğe doğru nefes alabilmek için kaçarken, merkezkaç yeni felsefi ihbarların insafına bıraktın.

Hiçbir avuca sığmaz, ele gelmezken yinelenebilir ve kopyalanır hale getirdin beni. Ben çoğaldıkça, söylemek istediklerim azaldı. Ben konuştukça, okundukça üzerimdeki baskılar, aşağılamalar arttı.

Acaba tanışıyor  muyuz gerçekten?

Ben Kitap. Ya sen kimsin?

Okur? Yazar? Basımcı? Yayımcı? Bürokrat? Anketçi? Kullanıcı? Gazeteci? Kimsin?

Ben çoğulum. Ben Kitabım. Biz kitabız. Sen muzaffer, yaratıcı, zengin, öngörülü, yetenekli, dahi, zeki, akıllı, güzel, kültürlü, entelektüelsin de...

Biz mal mıyız?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anlatıcı 006'da HALİL CİBRAN

  Halil Cibran'ı tanımayanımız yoktur.  Meselden nesir şiire, şiirden öyküne kadar dünya edebiyatına kıpkısa ömründe ve okyanusötesi  savrulmalarına rağmen kazandırdıklarının pahası ölçülemez.  Son yıllarda dünyada esen Cibran fırtınası -ve de bardağın dolu kısmını görmek istediğimiz ülkemizde- onun edebi değerlerinin ne kadar yüksek nitelikler taşıdığını da kanıtlar. Aynı zamanda Halil Cibran Bütün Eserleri yayıncısı olan Kafekültür'ün yayımladığı sadece öykü dergimiz ANLATICI da 006ncı sayısında (Şubat 2021) bu önemli dünya yazarını konuk edecek. Hem de son yıllarda yazar kapaklı, boyalı çoksatarlı çokünlülü arabesk kültür dergilerinin nedense el atmadıkları bir girişim olarak: Kapaktan Halil Cibran öyküleri, meselleri,nesirşiirleri bu sayımızda öykü dünyamıza konuk olacak. Buradan hareketle 31 Ocak 2021'e kadar tüm öykücüleri(mizi) Halil Cibran anlatı sanatı türlerine dönük olan yayımlanmamış eserlerini Anlatıcı'ya göndermelerini öneriyoruz. iletisim@kafekultur.co...

002-003 Dergi Birden

ANLATICI "sadece öykü" dergisinde anlatma tutkusu zirvede: 002 ve 003 sayıları aynı anda çıktı. Evet çok istedik ve çalıştık. İki sayı birden çıkardık. Biraz ikinci sayımızın gecikmesinin nedeni de diyelim buna. Ama artık eşitiz, verdiğimiz sözlerle. Okurlar kendi tabletlerinde e-okuyucularında ve bilgisayarlarında, satın alarak okuyabilecekler ANLATICI'yı düzenli ve sürekli olarak. Artık 3 sayımız birden var dijital ortamda. ANLATICI 002 ve 003'te neler var kimler yazdı? İşte 002:     İkinci sayıda yine Türk ve Dünya öykücüler ve yazarlar var.      § Apartman SABAHATTİN ALİ 4   § Bir Cinayetin Sebebi SABAHATTİN ALİ 7   § Koridor SEMRA TOPAL  10   § 17 Numaralı Koltuk CANDAN SELMAN 17   § Gök Su  ŞİRİN PARKAN 19   § Sessizliğe ÖZLEM TÜM 32   § Hüzünlü Rock Şarkıları Çalan Bar ÖZLEM GÜZELHARCAN 33   § Kavuk  BERİL EREM 37   § Tek Derdi Para  DİDEM...

001 Çıktı

Kafekültür edebiyat yayınları platformunun sadec/e öykü yayını ANLATICI öykünü anlatma tutkusu için çıktı 001 sayısıyla. Okurlar kendi tabletlerinde e-okuyucularında ve bilgisayarlarında, satın alarak okuyabilecekler ANLATICI'yı düzenli olarak. ANLATICI 001'de neler var kimler yazdı? Öncelikle hikâye, masal, fabl, mesel, nesir-şiir, anlatı gibi öykü türlerini kategorik olarak ayıran Avlu, Labirent, Mektup vd gibi bölümler mevcut. demiştik hatırlarsınız. İşte 001 sayımızın içeriği:      Bu ilk sayıda daha çok Türk öykücüler göze çarpıyor.      Cahide öyküsüyle Türk edebiyatın son yıllarda kurgu edebiyat çalışmalarıyla öne çıkan duayen eleştirmeni ve önemli kültür kişiliği FERİDUN ANDAÇ.      Amerikan edebiyatının ve hocaların hocası YUSUF ERADAM Terapi Bebekleri öyküsüyle bizleri çok mutlu ediyor. Akhilleus ile Panthesileia. Romancı ve sanat eleştirmeni RAŞEL RAKELLA ASAL, bu öyküsünde çok eski ve bilinen bir mitik hikâyenin...